|
KIRK KATIR MI
KIRK SATIR MI…
Nükleer santral istemiyoruz. Rüzgar ve güneş enerjisi, Termal enerji vs. Bunlar hala gelişmekte yani yapsak ta talebi karşılayamıyor… Elektrik kesintiye uğruyor; gelişmişliğin ölçüsü kişi başına elektrik sarfiyatının yüksekliği ile ölçülüyor bize hızla enerji lazım... Gel de çık işin içinden. Biz nükleer santral kurmuyoruz ama Çernobil de ikinci büyük zararı da çekiyoruz. Burnumuzun dibinde Ermenistan da Çernobilden de kötü bir santralın tehdidi altında yaşıyoruz… Dünyada yaşayan insan dışındaki elli milyon canlı formu da çıkıp diyor ki bizde insan istemiyoruz… İnsan menşeli ölçü tartı ve yargı dünyayı bu hale getirdi. Bize ne elektrik ne de teknoloji lazım ve siz elli milyonda birsiniz bizim dediğimiz olacak. Buyurun. Onlar nükleer santral istemeyenlerden daha gerçekçi. Santral istemiyorum diyenler de demeyenlerde bana göre çıkar guruplarına hizmet ediyor. Çünkü tercih edilen yol elektrik istemiyoruz değil istiyoruz ama böyle… Nasıl olursa olsun milyarlarca dolarlık bir sektör ve ranttan söz ediyoruz. Parası ve teknolojisi nükleer yatırıma yetmeyenler yetebildikleri sektörde aslan payı istiyor. Ve herkes taraftarını topluyor; hidroelektrik istemeyiz, nükleer santral istemeyiz, termik santral istemeyiz. Doğal gaz ister misiniz?... Yada mazot… İnsan dışındaki canlı formları haklı, onlar elektrik istemiyor gerçek çevreciyseniz sizde bunu talep edin. Yoksa boş yere konuşmayın. Cemal GÜLAS
Bizi yola çıkaran güç yaşayan her canlının hayat hakkına ve mizacı gereği yaşamasına duyduğumuz inançtır. Bize göre hareket edebilen her şey yani gelişen ve iklimleri tanıyan her şey canlıdır ve tanrının kuludur. Bu gün inançlarını putperestler gibi yaşayan din ehli olduğunu söyleyenler tanrının adına hüküm verip baş alırken kul hakkıyla huzuruma gelmeyin emrinin ağırlığını unutmuş gibiler...
İnançlarını ritüeller
imanlarını şekiller temsil eden bu canlılara yaradan akıl nasip
ederek bize yardımcı olsun.
Evet, bu ülkede dünyada
nesli tükenen türler arasına giren dört memelilerden ayının avı
hala serbesttir... İlk bakışta bizim çabalarımızı anlamayanların olması çok normal; ama çabalarımızın zaman içinde anlaşılmaması ya da çözüme ulaşmaması pek normal sayılmaz bunun için anlamayanlara kızmak yerine anlaşılır olabilmek için çaba göstermesini öğrenmek zorundayız. şimdi şunu öğrenmek istiyorum gerçekten yapmak istediklerimizi anlatabiliyor muyuz yada anlayabiliyor musunuz? Yapmak istediklerimiz bizim egolarımız gibi gözüküyorsa sizden yanlışlarımızla ilgili öneri bekliyoruz… Sizden ricam yapmak istediklerimizi anlayabilmek için somut ve gerçekçi sorular sormanız; bizde gördüğünüz eksikleri tamamlamanız...
Böylece dernekleşmek
için yola çıkarken dediğimiz gibi “biz benden akıllıdır” sloganını
hayatımıza geçirmiş oluruz... Bu paylaşımımı bir aşama daha ileri götürerek “İnimden Mektuplar” ile sürdürmek için çalışmalarımı tamamlamak üzere iken hayatıma giren bir ayı yavrusu beni hiç düşünmediğim başka bir sorumluluğa daha sürükledi… Taşımakta olduğum yüklerin üzerine gelen ve bizlerin hayatı için çok önemli olduğunu bildiğim bizim dışımızdaki canlı formlarını da koruyabilme arzusu beni bize taşıdı. Biz yaşadığımız dünyayı yaşanır halde tutabilmek için güçlerimizi ve bilgilerimizi birleştirmeliyiz diye düşünmekteyim. Hayatım boyunca kendi hayallerimi başkalarının gücü ile gerçekleştirmeyi ne istedim, ne de yaptım. Ancak bu yeni durum benim hayalim değil, bizim gezegenimizin zorunluluğu diye düşünüyorum ve sizleri yapabilecekleriniz ölçüsünde işbirliğine çağırarak ilginizi beklediğimi bilmenizi istiyorum. Bizim düşünebildiğimiz yol haritasının kısa bir özetini sizlerle paylaşıyorum. Konu her ne kadar bir dernek faaliyeti gibi başlasa da doğru planlanıp destek bulursa tüm ülkemizin sosyal yapısına katkısı olacak çalışmaları da tetiklemiş olacak. Bir fikri gerçek kılacak olan ona duyulacak güven ve verilecek destekle çok orantılıdır, bunun bilincinde olanlarla her türlü işbirliğine açığız. Aşağıda “neden” başlığı içinde kısa özetler halinde verdiğimiz fikirlerimizi birlikte geliştirebileceğimize ben inanıyorum. Yıllardır insanımızın duygularını emeklerini istismar eden girişimcilik yönümüzü kırmaya yönelik maksatlı organizasyonlarla yüz yüze kalmış bir toplumun ferdi olarak sizlerin bana değil bize “kendinize” inanarak bu büyük yolculuğu başlatmanızı rica ediyorum. Dileğim korkularımıza uzak umutlarımıza yakın bir dünyada yaşamak. Sağlıcakla kalın…
Cemal Gülas. |
|
|
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |